Kelime Bilgisi
İngilizce Phrasal Verbs Rehberi: En Çok Kullanılan 50 Phrasal Verb
18 dk okuma
20 Şubat 2026
Phrasal verb'ler, bir fiil ile bir edat (preposition) veya zarfın (adverb) birleşmesiyle oluşan ve genellikle orijinal fiilin anlamından farklı bir anlam taşıyan yapılardır. İngilizce'de günlük konuşmalarda çok sık kullanılırlar ve İngilizce'yi akıcı konuşmak için mutlaka öğrenilmeleri gerekir.
Phrasal Verb Nedir?
Phrasal verb = Fiil + Edat/Zarf. Birleştiğinde yeni bir anlam ortaya çıkar:
- look = bakmak → look up = araştırmak, sözlükte aramak
- give = vermek → give up = vazgeçmek
- turn = dönmek → turn on = açmak (cihaz)
En Çok Kullanılan 50 Phrasal Verb
1-10: Temel Phrasal Verb'ler
- 1. Give up – Vazgeçmek
Don't give up on your dreams! – Hayallerinden vazgeçme! - 2. Look for – Aramak
I'm looking for my keys. – Anahtarlarımı arıyorum. - 3. Turn on / Turn off – Açmak / Kapatmak
Can you turn on the light? – Işığı açabilir misin? - 4. Pick up – Almak, kaldırmak
I'll pick you up at 8. – Seni saat 8'de alacağım. - 5. Put on – Giymek
Put on your jacket, it's cold. – Ceketini giy, hava soğuk. - 6. Take off – Çıkarmak, havalanmak
Take off your shoes. – Ayakkabılarını çıkar. - 7. Get up – Kalkmak
I get up at 7 every morning. – Her sabah 7'de kalkarım. - 8. Come back – Geri dönmek
When will you come back? – Ne zaman geri döneceksin? - 9. Find out – Öğrenmek, keşfetmek
I just found out the truth. – Gerçeği yeni öğrendim. - 10. Look after – Bakmak (birinin bakımını yapmak)
She looks after her grandmother. – Büyükannesine bakıyor.
11-20: Günlük Konuşma Phrasal Verb'leri
- 11. Carry on – Devam etmek
Carry on with your work. – İşine devam et. - 12. Set up – Kurmak, hazırlamak
He set up his own business. – Kendi işini kurdu. - 13. Break down – Bozulmak, arıza yapmak
My car broke down on the highway. – Arabam otoyolda bozuldu. - 14. Run out of – Tükenmek
We ran out of milk. – Sütümüz bitti. - 15. Come up with – Bir fikir üretmek
She came up with a great idea. – Harika bir fikir buldu. - 16. Look forward to – Dört gözle beklemek
I look forward to hearing from you. – Sizden haber bekliyorum. - 17. Put off – Ertelemek
Don't put off your homework. – Ödevini erteleme. - 18. Work out – Egzersiz yapmak, çözmek
I work out three times a week. – Haftada üç kez egzersiz yaparım. - 19. Bring up – Yetiştirmek, konu açmak
She was brought up in a small town. – Küçük bir kasabada büyüdü. - 20. Figure out – Çözmek, anlamak
I can't figure out this problem. – Bu sorunu çözemiyorum.
21-30: İş ve Akademik Phrasal Verb'ler
- 21. Deal with – İlgilenmek, başa çıkmak
I need to deal with this issue. – Bu sorunla ilgilenmem gerekiyor. - 22. Depend on – Bağlı olmak
It depends on the weather. – Havaya bağlı. - 23. Point out – Belirtmek, dikkat çekmek
She pointed out the mistake. – Hatayı belirtti. - 24. Turn out – Sonuçlanmak
It turned out to be true. – Doğru olduğu ortaya çıktı. - 25. Go through – Deneyimlemek, incelemek
He went through a difficult time. – Zor bir dönemden geçti. - 26. Take over – Devralmak
She took over the company. – Şirketi devraldı. - 27. Hand in – Teslim etmek
Please hand in your assignments. – Lütfen ödevlerinizi teslim edin. - 28. Fill in – Doldurmak (form)
Fill in the application form. – Başvuru formunu doldurun. - 29. Look into – Araştırmak
We will look into the matter. – Konuyu araştıracağız. - 30. Cut down on – Azaltmak
You should cut down on sugar. – Şekeri azaltmalısın.
31-40: Sosyal ve Duygusal Phrasal Verb'ler
- 31. Get along with – İyi geçinmek
I get along well with my colleagues. – İş arkadaşlarımla iyi geçinirim. - 32. Catch up with – Yetişmek, sohbet etmek
Let's catch up over coffee. – Bir kahve içip sohbet edelim. - 33. Cheer up – Neşelenmek, neşelendirmek
Cheer up! Everything will be fine. – Neşelen! Her şey iyi olacak. - 34. Calm down – Sakinleşmek
Please calm down and listen. – Lütfen sakinleş ve dinle. - 35. Show up – Ortaya çıkmak, gelmek
He didn't show up at the meeting. – Toplantıya gelmedi. - 36. Grow up – Büyümek
I grew up in Istanbul. – İstanbul'da büyüdüm. - 37. Hang out – Takılmak, vakit geçirmek
We like to hang out at the park. – Parkta takılmayı severiz. - 38. Let down – Hayal kırıklığına uğratmak
Don't let me down. – Beni hayal kırıklığına uğratma. - 39. Make up – Barışmak, uydurmak
They argued but made up later. – Tartıştılar ama sonra barıştılar. - 40. Pass away – Vefat etmek
His grandfather passed away last year. – Büyükbabası geçen yıl vefat etti.
41-50: İleri Düzey Phrasal Verb'ler
- 41. Call off – İptal etmek
They called off the meeting. – Toplantıyı iptal ettiler. - 42. Drop by – Uğramak
Feel free to drop by anytime. – İstediğin zaman uğra. - 43. End up – Sonunda bir duruma gelmek
We ended up staying home. – Sonunda evde kaldık. - 44. Keep up with – Ayak uydurmak
I can't keep up with technology. – Teknolojiye ayak uyduramıyorum. - 45. Rule out – Dışlamak, elemek
We can't rule out that possibility. – Bu olasılığı eleyemeyiz. - 46. Stick to – Bağlı kalmak
Stick to the plan. – Plana bağlı kal. - 47. Think over – Düşünüp tartmak
Let me think it over. – Bir düşüneyim. - 48. Throw away – Atmak, çöpe atmak
Don't throw away those papers. – O kağıtları atma. - 49. Wear out – Yıpranmak, yormak
These shoes are worn out. – Bu ayakkabılar yıprandı. - 50. Wind up – Sonuçlanmak
She wound up becoming a teacher. – Sonunda öğretmen oldu.
Phrasal Verb Öğrenme İpuçları
- Bağlam içinde öğrenin: Tek tek ezberlemek yerine cümleler içinde öğrenin.
- Gruplandırın: Aynı fiille yapılan phrasal verb'leri bir arada öğrenin (look up, look for, look after, look into).
- Her gün 3-5 tane çalışın: Az ama düzenli öğrenmek daha etkilidir.
- Konuşarak pratik yapın: Öğrendiklerinizi cümlelerde kullanmaya çalışın.
Phrasal verb'ler İngilizce'nin vazgeçilmez bir parçasıdır. Düzenli çalışarak bu yapıları doğal bir şekilde kullanmaya başlayabilirsiniz.